1 hafta önce albatrosmmx tarafından yazılmıştır.
Muallim Naci Hayatı – Edebi Kişiliği – Eserleri
1850'de İstanbul'da dünyaya gelen sanatçının gerçek adı Ömer'dir. Babasını küçük yaşlarda yitirmiş, bunun üzerine Varna'daki dayısının yanında tahsil hayatına devam etmiştir. Bir müddet öğretmenlik yapan, çeşitli memuriyetlerde hizmet veren sanatçı çeşitli gazetelerde de yazılar yazmıştır. Ahmed Mithad'ın bestekâr kızıyla izdivaç gerçekleştirmiş fakat kayınpederi tarafından Tercüman-ı Hakikat gazetesini eski edebiyat meraklılarının sözcüsü haline getirdiği gerekçesi ile suçlandığı için bu görevinden ayrılmıştır. Recaizâde Mahmut Ekrem ile girdi...
1 hafta önce albatrosmmx tarafından yazılmıştır.
Samipaşazade Sezai Hayatı – Edebi Kişiliği – Eserleri
1860'ta İstanbul'da doğan sanatçı, devrin ileri gelenlerinden olan babasının konağında özel öğrenim görmüştür. Çeşitli memurluklarda çalışmış, resmi görevler için yurt dışına gitmiştir. İngiltere'de kaldığı süre zarfında İngiliz ve Fransız edebiyatlarını incelemiştir. Abdulhamit'in istibdat yıllarında Paris'te bulunmuş ve Meşrutiyet'in ilanıyla İstanbul'a dönmüştür. Yaşamının son yıllarında vatan hizmetinden dolayı kendisine maaş bağlanan sanatçı 1935 yılında İstanbul'da ölmüştür. EDEBİ KİŞİLİĞİ: 1- Romancılığımızı romantizmden realizme y...
1 hafta önce albatrosmmx tarafından yazılmıştır.
Türk Edebiyatında Batılı Anlamda Roman ve Hikaye
Türk Edebiyatına Batılı Manada Roman ve Hikayenin Girişi Nasıl Olmuştur Türk edebiyatına Batılı anlamda roman 1860 yılında girer. Daha önceleri romanın yerini mesneviler ile halk hikâyeleri tutmaktaydı. Tanzimat döneminde ise roman Fransız romanlarını çeviriler ile başlar.Türkiye'de okunan ilk Fransız romanı François Fenelon (Fransua Fenelon)'un Yusuf Kâmil Paşa tarafından Telemak (1862) adı ile çevrilen Telemahos'un Macerelan (1699) isimli eseridir. Büyük bir rağbet görerek yedi yılda dört defa basılan ve tamamıyla didaktik bir muhtevaya sahi...
3 hafta önce albatrosmmx tarafından yazılmıştır.
Abdülhak Hamit Tarhan Hayatı – Edebi Kişiliği – Eserleri
Ocak 1852'de İstanbul'da doğmuş, yurt içinde ve yurt dışında öğrenim görmüştür. Zamanın bilginlerinden dersler alan sanatçı kendini çok geliştirmiştir. Henüz 13 yaşındayken Tercüme Odası'nda memur olmuştur. Daha sonraki yıllarda babasının elçilik göreviyle Tahran'a gitmiş, babasının ölümü üzerine geri dönmüştür. Bombay, Paris, Lahey, Brüksel gibi yerlerde elçilik yapmış, birçok yeri görme fırsatını yakalamıştır. Bombay'da elçi iken çok sevdiği karısı Fatma Hanım'ın yakalandığı verem hastalığı artmış ve karısı Beyrut topraklarında vefat etmiştir...
3 hafta önce albatrosmmx tarafından yazılmıştır.
Recaizade Mahmut Ekrem Hayatı – Edebi Kişiliği – Eserleri
1847'de İstanbul'da doğmuştur. Babasından Arapça ve farsça öğrenen sanatçı öğrenimim tamamladıktan sonra çeşitli memurluklarda çalışmıştır. Edebiyatla genç yaşta ilgilenmeye başlamış, gazetelerde yazılar yazmıştır. Maarif Nazırlığı görevine kadar yükselmiştir. Hayattayken üç oğlunun ve özellikle de Nijad'ın ölümüyle yıkılmıştır. 1914 yılında ölümü üzerine okullar tatil edilmiş, büyük bir törenle vasiyeti üzerine oğlu Nijad’ın yanına defnedilmiştir. EDEBİ KİŞİLİĞİ: 1- Tanzimat ve Batı edebiyatı değerlerinin yerleşmesi için çalışmalar yapm...
3 hafta önce albatrosmmx tarafından yazılmıştır.
Abdullah Cevdet Paşa’nın Hayatı – Edebi Kişiliği – Eserleri
1823 yılında Bulgaristan'ın lafça kasabasında doğmuştur. Cevdet mahlâsını, İstanbul'da öğrenim gördüğü sırada şâir Süleyman Fehim Efendiden almıştır. Devrin ileri gelenlerinden özel dersler almış ve iyi bir eğitim görmüştür. Dört dil bilmektedir. Çok önemli devlet görevlerinde bulunmuş, bakanlığa kadar yükselmiştir. 25 Mayıs 1895 yılında İstanbul'da ölmüştür. Mezon Fatih Sultan Mehmet hazinesindedir. EDEBİ KİŞİLİĞİ: 1- Edebiyatçılığından daha çok tarihçi ve hukukçu kimliği ile ön plana çıkmıştır. Döneminin en büyük tarihçi ve hukukçusudur...
3 hafta önce albatrosmmx tarafından yazılmıştır.
Sergüzeşt Romanının Özeti – İncelemesi – Tahlili
Sergüzeşt – Sami Paşazade Sezai Dilber, çok küçük yaşlarda Kafkasya'dan kaçırılarak getirilmiş bir Çerkez kızıdır. Esir tüccarları, Batum Kumpanyasının bir gemisiyle onu İstanbul'a getirirler. Hacı Ömer ismindeki bir esir tüccarı, kızı emekli bir mutasarrıfın evine kırk lira kadar olan ve o zaman için büyük bir ücret sayılabilecek bir meblağa satar. Dilber'in hanımı oldukça kaba bir kadındır. Her türlü duygudan, acımadan ırak biridir. Kız, bu zulümlere dayanamayarak bir gece vakti evden kaçar. Yorgunluktan düşüp bayılıncaya kadar yürür. Onu ih...
3 hafta önce albatrosmmx tarafından yazılmıştır.
Servet-i Fünûn Dönemi Gelişmeleri ve Getirdikleri
- Servet-i Fünûn edebî hareketi beş yıl (1896- 1901) gibi kısa bir süre içinde hem oluşma, hem yaşama, hem de kendilerini kabul ettirme doğrultusunda büyük başarı kazandı. Edebiyatımızın yenileştirilmesinde cesur adımlar atıldı. Böylelikle topluluğun içinde yer alan sanatçılardan her biri, sanat hayatının temel felsefesini bu süre içinde kazanmış oldu; topluluk dağıldıktan sonra da bu anlayışı devam ettirmekten ve savunmaktan geri kalmadı. - Servet-i Fünûn edebiyatı gerek dergi etrafında dinamizmini koruduğu süre içinde gerek daha sonraki dö...
3 hafta önce albatrosmmx tarafından yazılmıştır.
Divan Edebiyatı Akımları – Divan Edebiyatında Edebi Akımlar
Tasavvuf: 1- Bir inanç ve düşünce sistemi olan Tasavvuf, 8. yüzyılda doğmuştur. 2- Tasavvufî düşüncenin temeli evrende tek bir varlığın bulunduğu, o tek varlığın dışındaki diğer varlıkların ise onun yeryüzündeki yansıması olduğu görüşüne dayanmaktadır. O tek varlık Allah'tır. Tüm varlıklar, tek varlık olan Allah'ın anlaşılıp bilinmesi için vardır. Bil görüş tasavvufta vahdet-i vücut (Varlığın Birliği) olarak adlandırılmıştır. 3- Tasavvufta insan için varlık kazanmanın amacı İnsan-ı Kâmil olmaktır. İnsan-ı Kâmil olmak sürekli olarak All...
3 hafta önce albatrosmmx tarafından yazılmıştır.
Servet-i Fünûn Edebiyatı Hakkında Ayrıntılı Bilgi
Servet-i Fünûn Edebiyatı – Edebiyat-ı Cedide (1896-1901) Oluşumu – Gelişimi Servet-i Fünûn edebiyatı, 1896-1901 yılları arasında Servet-i Fünûn adlı derginin etrafında, edebiyatın yenileşmesi yolunda, bir araya gelen gençlerin başlattıkları ve savundukları edebî hareket ve bu edebî hareketin yarattığı edebiyatın genel adıdır. Edebiyat-ı Cedide diye de anılır. Edebiyat dünyasında bir edebî hareketin başlaması ve tutunması kendinden önceki edebiyat hareketleri ile yakından ilintilidir. Bu itibarla, Servet-i Fünûn edebiyatını iyi değerlendirebilm...
Bu sitede yayınlanan yazılar kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.Tüm hakları saklıdır. *** Kodlayan ve Tasarlayan: Albatrosmmx ***